Kurşunlu Şelalesi, Antalya’nın doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliği açısından öne çıkan önemli ekosistem alanlarından biridir. Yöreye adını veren irili ufaklı şelalelerin varlığı, maki formasyonlarının zengin örneklerini barındırması ve nilüferli gölüyle sunduğu peyzaj güzelliği, bu bölgeyi ekolojik açıdan oldukça değerli kılmaktadır.
Bitki örtüsü bakımından son derece zengin olan Kurşunlu çevresinde kızılçam, doğu çınarı, defne, harnup, yabani zeytin, sakız ağacı, söğüt, incir ve mersin gibi türler yaygın olarak görülür. Bunun yanı sıra böğürtlen, yabani gül, sütleğen, laden, kekik, nane, ada soğanı, hayıt, alıç ve zakkum gibi bitkiler de bölgenin doğal florasını oluşturur. Su bitkileri arasında ise topalak, su nanesi, kamış ve nilüferler dikkat çekmektedir Ekosistemlerin Oluşumu ve Doğal İşleyişi.
Fauna açısından da oldukça zengin olan bölgede sazan, yılan balığı, alabalık, kefal gibi balık türleri ile yeşilbaş ördek, sakarmeke, karabatak ve su çulluğu gibi kuş türleri yaşamaktadır. Ayrıca tilki, tavşan, sansar ve yaban domuzu gibi memeli hayvanlar da bu ekosistemin önemli parçalarıdır. Ana şelale yaklaşık 12 metre yükseklikten dökülmekte olup, döküldüğü yerde oluşan gölcüğün derinliği 5-6 metre civarındadır. Bunun dışında bölgede daha küçük şelaleler de bulunmaktadır.
Manavgat Şelalesi ve Su Ekosistemi
Manavgat Şelalesi, Antalya’nın Manavgat ilçesinde, Manavgat Nehri üzerinde yer alan ünlü doğal oluşumlardan biridir. Antalya şehir merkezine yaklaşık 75 kilometre uzaklıkta bulunan bu şelale, ilçe merkezinin 3 kilometre kuzeyinde konumlanmaktadır. Adını bulunduğu ilçeden alan şelale, nehir sularının 3-4 metrelik bir yükseltiden dökülmesiyle oluşmaktadır.
Yüksekliği fazla olmamasına rağmen geniş bir alana yayılan güçlü su akışı sayesinde görsel açıdan etkileyici bir manzara sunar. Manavgat Irmağı’nı besleyen en önemli kaynaklardan biri olan karstik Dumanlı kaynağı, Oymapınar Barajı’nın inşasıyla birlikte baraj gölü içerisinde kalmıştır. Bu durum, bölgedeki su ekosisteminin yapısını ve doğal dengelerini doğrudan etkilemiştir.
Antalya’daki Kumul Ekosistemleri
Antalya’da çok sayıda kumul ekosistemi de bulunmaktadır. Milyonlarca yıl boyunca akarsuların taşıdığı alüvyonların birikmesi ve dalgaların fiziksel şekillendirmesi sonucunda oluşan bu kumul alanları, yüksek endemizm oranına sahiptir. Kumul ekosistemleri, özel çevresel koşullara uyum sağlamış bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapar Ephesus Day Tour.
Bu alanlar, kıyı ekosistemlerinin önemli bir parçası olup biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda erozyonun önlenmesi ve kıyı dengesinin korunması gibi ekolojik işlevler de üstlenmektedir.
Antalya’da Biyolojik Çeşitliliğin Yüksek Olmasının Nedenleri
Antalya’daki canlı çeşitliliğinin bu denli yüksek olmasının temel nedenlerinden biri jeolojik çeşitliliktir. Bölgenin farklı topografik yapısı ve zengin toprak-kayaç özellikleri, çeşitli habitatların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Antalya’da neredeyse tüm jeolojik devirlere ait örneklerin bulunması, ekosistem çeşitliliğini doğrudan destekleyen önemli bir faktördür.
Paleozoik döneme ait jeolojik oluşumlar Alanya’nın kuzeyinde, Yalvaç’ın doğusunda ve Akseki’nin kuzeyinde görülmektedir. Mesozoik dönem örnekleri ise Akseki, Gündoğmuş, Sütçüler ile Antalya Ovası’nın batı ve kuzey kesimlerinde ve Eğirdir Gölü çevresinde yaygındır. Tersiyer dönem oluşumları da Keçiborlu, Uluborlu ve Yalvaç çevresinde bulunmakta; ayrıca Aksu, Köprüçayı ve Manavgat boyunca kuzeye doğru uzanan bir hat oluşturmaktadır.
Bu jeolojik çeşitlilik, farklı iklim ve habitat koşullarıyla birleşerek Antalya’nın biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin doğal bölgelerinden biri olmasını sağlamaktadır.







