Antalya’nın Jeolojik ve İklimsel Zenginliği

0
2
Sifa_Saricam

Antalya Ovası’nda geniş ölçüde görülen Kuvaterner döneme ait genç alüvyonlar, bölgenin jeolojik yapısının önemli bir parçasını oluşturur. Antalya’nın iklimsel çeşitliliğinin ve mikroiklim zenginliğinin temelinde de bu jeolojik çeşitlilik ile birlikte gelişen topografik farklılıklar yer alır. İl sınırları içerisinde kıyıya paralel uzanan dağlar, denize doğru inildikçe belirgin sıcaklık değişimlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu durum, kısa mesafelerde bile farklı çevresel koşulların oluşmasını sağlar Kurşunlu Şelalesi ve Doğal Peyzaj Zenginliği.

Bu hızlı çevresel değişimler, farklı ekosistemlerin ve ekotonların ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Ekotonlar, farklı ekosistemlerin kesiştiği ve biyolojik çeşitliliğin yoğun olarak gözlemlendiği geçiş alanlarıdır. Antalya’da bu geçiş alanlarının yaygın olması, milyonlarca yıl boyunca farklı türlerin birlikte evrimleşmesine katkı sağlamıştır. Dolayısıyla ekosistem çeşitliliği ile doğru orantılı olarak, bölgede oldukça yüksek bir tür çeşitliliği de gelişmiştir.

Bitki Çeşitliliği ve Endemizm

Antalya, Türkiye’nin en zengin bitki çeşitliliğine sahip bölgelerinden biridir. TÜBİTAK Türkiye Bitki Veri Tabanı Sistemi’ne göre Antalya, 123 familya altında 642 cins ve bu cinslere bağlı toplam 1916 bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu bitki taksonlarının 533’ü endemik olup yalnızca Türkiye’de doğal olarak yetişmektedir. Başka bir ifadeyle, Antalya’daki yaklaşık her dört bitkiden biri dünya üzerinde sadece bu coğrafyada görülmektedir.

Bu yüksek endemizm oranı, Antalya’nın sahip olduğu farklı iklim, jeolojik yapı ve topoğrafyanın doğal bir sonucudur. Dağlar, ovalar, kıyı alanları ve farklı yükselti kuşakları, bitkiler için çeşitli yaşam alanları oluşturarak biyolojik çeşitliliği destekler.

Geyik Dağları’ndaki Endemik Türler

Antalya’nın önemli doğal alanlarından biri olan Geyik Dağları, çok sayıda endemik bitkiye ev sahipliği yapar. Bu bölgede bulunan bazı endemik bitkiler arasında Aethionema subulata, Allium engini, Allium koyuncui, Anthemis pestolazzae, Arenaria isaurica, Campanula davisii, Centaurea pseudokotschyi, Doronicum cacalifolium, Eryngium davisii, Euphorbia davisii, Gypsophila curvifolia, Origanum bilgeri, Poa davisii ve Sartoria hedysaroides yer alır. Bu türler, bölgenin eşsiz ekolojik koşullarına uyum sağlayarak varlıklarını sürdürmektedir Ephesus Daily Tours.

Antalya’nın En Eski Endemik Bitkisi

Prof. Dr. Tuna Ekim’in aktardığı bilgilere göre Türkiye’nin en eski endemik bitkilerinden biri olan Muscari muscarimi de Antalya kökenlidir. Bu tür, özellikle Antalya’nın dağlık alanlarında yetişir ve hoş kokusuyla bilinir. 1601 yılında botanikçi Clusius’un eserlerinde bu bitkinin İstanbul Boğazı çevresinde yetişmiş olabileceğine dair notlar bulunsa da, doğal yayılış alanı Antalya’nın dağları olarak kabul edilmektedir.

Sonuç olarak Antalya, jeolojik çeşitlilik, topoğrafik zenginlik ve mikroiklim farklılıklarının birleşimi sayesinde olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Farklı ekosistemlerin ve ekotonların bir arada bulunması, yüksek tür zenginliği ve endemizm oranını destekleyen en önemli unsurlardır. Bu özellikler, Antalya’yı yalnızca Türkiye için değil, dünya ölçeğinde de önemli bir biyolojik çeşitlilik merkezi hâline getirmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz